İslam’ da Kıyamet Alâmetleri var mı?

Bismillahirrahmanirrahim

(Sonsuz kerem sahibi ve ikramı bol olan Allah’ın adı ile)

Hesap gününün sahibi Yüce Rabbimiz (c.c) bütün insanlığa son olarak gönderdiği  Kur’an-ı Kerim’ de kıyametin ne zaman kopacağı hakkında kendisinden başka hiç kimsenin bilemiyeceği bir gayb ilmi olduğunu bizlere haber vermiştir.

Allah (c.c) konu ile alakalı bir ayetinde şöyle buyuruyor:

 يَسْأَلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَاهَا قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ رَبِّي لاَ يُجَلِّيهَا لِوَقْتِهَا إِلاَّ هُوَ ثَقُلَتْ فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ لاَ تَأْتِيكُمْ إِلاَّ بَغْتَةً يَسْأَلُونَكَ كَأَنَّكَ حَفِيٌّ عَنْهَا قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ اللّهِ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لاَ يَعْلَمُونَ

 

“ Sana kıyametin, ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: onun ilmi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini O’ ndan başkası açıklayamaz. O göklerede yerede ağır gelmiştir. Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: onun bigisi ancak Allah’ ın katındadır; ama insanların çoğu bilmezler.” (A’ araf 187. Ayet)

Kendisine vahiy gelen bir Nebi-Rasul olan H.z Muhammed (s.a.s) Efendimiz bile o dehşetli günün ne zaman olduğunu bilmediği çok açık ve net bir şekilde Allah (c.c) tarafından açıklanmıştır.

Demek ki, kıyamet alâmetleri ile alakalı bütün hadisler birileri tarafından uydurulmuş ve kaleme alınmıştır.

H.z Rasulullah (s.a.s) hiçbir zaman dini konularda kendi kafasına göre konuşmamıştır.

Nitekim bir Kur’an ayetinde Rabbimiz (c.c) şöyle buyuruyor:

وَمَا يَنطِقُ عَنِ الْهَوَى

“ O kendi tutkularına göre konuşmaz “ (Necm 3. Ayet)

إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَى

“ O ancak vahyolunan vahiydir ” (Necm 4.Ayet)

عَلَّمَهُ شَدِيدُ الْقُوَى

“ O’ na çok şiddetli ve kudretli olan öğretti ” (Necm 5. Ayet)

Yukarıdaki ayetlere göre Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) hiçbir zaman kendi tutkularına göre kıyamet alâmetleri hakkında bizlere bilgi vermemiştir.

O’ nun adına birtakım uydurulmuş hadisler hem kendisine hem Allah’ a yapılan büyük iftiradır.

Kıyamet saati ile ilgili diğer ayetler ise şöyledir:

يَسْأَلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَاهَا

“ Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar ”. (Naziat 42. Ayet)

فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَاهَا

“ Sen onu nereden bilip bildireceksin “. (Naziat 43. Ayet)

إِلَى رَبِّكَ مُنتَهَاهَا

“ Onun ilmi sadece Rabbine aittir “. (Naziat 44. Ayet)

يَسْأَلُكَ النَّاسُ عَنِ السَّاعَةِ قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ اللَّهِ وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ تَكُونُ قَرِيبًا

“İnsanlar kıyametin ne zaman olduğunu soruyorlar. De ki: onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır “. (Ahzab 63. Ayet)

Son olarak kıyamet alâmetleri hakkında uydurulan bütün hadisleri çürüten ayet şöyledir:

فَهَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا السَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً فَقَدْ جَاء أَشْرَاطُهَا فَأَنَّى لَهُمْ إِذَا جَاءتْهُمْ ذِكْرَاهُمْ

“ Onlar o saatin ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar. İşte o saatin şartları geldi.

O uyarıldıkları saat kendilerine gelip çatınca öğüt almaları neye yarar? “

Bu ayette geçen “ onlar o saatin ansızın gelip çatmasını mi bekliyorlar” ifadesi kıyametin ansızın gelecegini bildirmektedir ki, ansızın gelecek olan birşeyin alâmeti kesinlikle olamaz.

Hadis alimleri kıyamet alametleri hakkında kendilerince sahih olarak kabul ettikleri hadislerde yer alan şu ifadeler bulunmaktadır:

H.z İsa (a.s) ölmedi kıyamete yakın bir zamanda geri döneceği, Mehdi isminde bir şahsın geleceği ve Ashab-ı Kehf olarak bilinen mağara arkadaşları dirilip kendisine askerlik yapacakları, ayın ikiye yarılacağı, deccal ve dabbetul arz isminde farklı yaratıkların ortaya çıkıp söz söyleyecekleri gibi alametler mevcut olmakla beraber bunların bizim inancımızla uzaktan yakından hiç alakası yoktur.

H.z Muhammed (s.a.s) Efendimiz Kur’ an-ı Kerim’ e ters düşen bu ifadelerin hiçbirini kullanmamış ve arkasında asla durmamıştır.

Bunlar sadece Allah (c.c)’ a ve yarın bana ne yapilacagını bilmiyorum diyen bütün insanlara gönderilen H.z Rasulullah (s.a.s) Efendimize yapılan büyük iftiradır.

Allah’ ın ayetleri bu kadar açık olmasına rağmen kıyamet alametleri hakkında hala kitaplar basılmaktatır. Aslında buna hiç gerek yoktur.

Bir hadisin sahih olup olmadığını anlayabilmemiz için yapacağımız tek şey Kur’ an-ı Kerim’ e bakmak olacaktır.

Eğer ayet ile hadis aynı şeyi söylüyorsa hadis sahihtir aksi takdirde kabul edilemez.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Mart 2013
P S Ç P C C P
« Şub   Nis »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
%d blogcu bunu beğendi: