Nebi, Rasul ve Mürsel Kavramları

Bismillahirrahmanirrahim
(Sonsuz kerem sahibi ve ikramı bol olan Allah’ın adı ile)

Yıllardır İslam ülkelerinde tartışılan konulardan bir taneside Nebi ve Rasul kavramlarıdır ki , hala tartışılmaktadır .
İlk önce geleneğin bu kavramlar hakkında öne sürdüğü görüşlere bakalım.
Rasul kelimesi kendisine kitab verilmiş kişi anlamına gelir.
Nebi kelimesi için kendisine kitab verilmemiş , fakat H.z Cebrail ( a.s. ) ‘dan vahiy almış ve kendinden önce gelen rasullerin şerıatını tebliğ etmeklede mükellef  olan kişi olarak iddia ederler .

Geleneğin bu görüşüne göre her Rasul Nebidir ve her Nebi Rasuldur .
Bunu kisaca anlattıktan sonra doğrusunu söylemek gerekirse geleneğin bu görüşü tek kelimeyle çelişkili.
Neden ? Nedeni şu : Nebi kendisine kitab verilmemiş  kişi ise nasıl oluyorda her Rasul Nebi olabiliyor ? Böyle bir saçmalığı nasıl olabiliyorda öne sürüyorlar kendilerini anlamakta güçlük çekiyorum .

Şu bir gerçektir ki , bazıları Kitabı kendilerine uydurmaya çalışıyorlar ve İslam dini altında tabiri caizse yeni bir din ortaya koymak gibi dertleri var sanki.
Çoğunlugun bu görüşünün herhangi bir delili ve tutunacak hiçbir dalı yoktur .

Gerçekten insanlara faydalı olmak istiyorlarsa güzel bir şekilde arapça dili ve grameri öğrenmeleri ve Allah ‘ın ayetlerini diger dillere tercüme etmeleri yeterli olacak . Bitmedi , önemli bir husus daha var ; Allah ( c.c ) bizlere Kur ‘ an ‘ da bir metod sunuyor.
Hiçbirşeyi eksik birakmayan her konuyu detaylarıyla açıklayan Kuvvet sahibi Rabbimiz bahsettiğim bu metod hakkında şöyle buyuruyor :

هُوَ الَّذِيَ أَنزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ آيَاتٌ مُّحْكَمَاتٌ هُنَّ أُمُّ الْكِتَابِ وَأُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌ فَأَمَّا الَّذِينَ في قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاء الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاء تَأْوِيلِهِ وَمَا يَعْلَمُ تَأْوِيلَهُ إِلاَّ اللّهُ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ آمَنَّا بِهِ كُلٌّ مِّنْ عِندِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلاَّ أُوْلُواْ الألْبَابِ

“ Sana Kitab’ı indiren O’dur . Onun (Kur’an’ın) bazı ayetleri muhkemdir ki , bunlar Kitab’ın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir . Kalplerinde eğrilik olanlar , fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler . Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir . İlimde yüksek payeye erişenler ise : Ona inandık , hepsi Rabbimiz tarafındandır , derler . Ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar ” . ( Al-Imran 7 . ayet )

1400 yıl önce inzal olan bu ayet , bazı kisilerin mütesabih ayetleri ele alarak tevil edeceklerini bildiriyor  . Müteşabih ayetler için anlaşılması zor olan ayetler diye fetva vermişlerdir ki , bu asla kabul edilemez .
Konu ile ilgili diğer ayetler :

الَر كِتَابٌ أُحْكِمَتْ آيَاتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِن لَّدُنْ حَكِيمٍ خَبِيرٍ

“ Elif Lam Ra . Bu öyle bir kitap ki , hikmeti herseyi kusatan ve haberdar olan Allah tarafından sağlamlaştırılmış ve açıklanmıştır “ . ( Hud 1 . ayet )

أَلاَّ تَعْبُدُواْ إِلاَّ اللّهَ إِنَّنِي لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ وَبَشِيرٌ

“ Açıklamayı Ben yapıyorum , Benden başkasına kul olmamanız içindir “ .
Müteşabih kelimesinin manası biri diğerine benzeyen demek .
Muhkem ise kelime yapısı sağlam ve kuvvetli anlamına gelir .
Şimdi gelelim Kur ‘ an ‘ i Kerim ‘ de yer alan Nebi ve Rasul kavramlarına . Ard arda gelecek ayetleri iyi takip ediniz .

NEBİ KAVRAMI :
Herşeyi iyice açıklayan Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor :

وَتِلْكَ حُجَّتُنَا آتَيْنَاهَا إِبْرَاهِيمَ عَلَى قَوْمِهِ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَّن نَّشَاء إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

“İşte bunlar , kavmine karşı Ibrabim ‘ e verdiğimiz delillerdir . Dilediğimizi derece derece yükseltiriz . Senin Rabbin Hakim ve Alim ‘ dir “ . ( En ‘ am 83 . ayet )

وَوَهَبْنَا لَهُ إِسْحَقَ وَيَعْقُوبَ كُلاًّ هَدَيْنَا وَنُوحًا هَدَيْنَا مِن قَبْلُ وَمِن ذُرِّيَّتِهِ دَاوُودَ وَسُلَيْمَانَ وَأَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسَى وَهَارُونَ وَكَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ

“ Ve O ‘ na Ishak ve Yakub ‘ u bağışladık . Hepsine hidayet verdik . Daha önce Nuh ‘ u hidayete erdirdik ve onun zürriyetinden Davud , Süleyman , Eyyub , Yusuf , Musa ve Harun ‘ u da hidayete erdirdik . Iste Biz iyi davrananları mükafatlandırırız “ . (En ‘ am 84 . ayet )

وَزَكَرِيَّا وَيَحْيَى وَعِيسَى وَإِلْيَاسَ كُلٌّ مِّنَ الصَّالِحِينَ

“  Zekeriya , Yahya , İsa ve İlyas  salihlerdendi “ . ( En ‘ am 85 . ayet )

وَإِسْمَاعِيلَ وَالْيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطًا وَكُلاًّ فضَّلْنَا عَلَى الْعَالَمِينَ

“İsmail , Elyesa , Yusuf , ve Lut ‘ u alemlere üstün kıldık “ . ( En ‘ am 86 . ayet )

وَمِنْ آبَائِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَإِخْوَانِهِمْ وَاجْتَبَيْنَاهُمْ وَهَدَيْنَاهُمْ إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ

“ Onların babalarından , söylarından ve kardeşlerinden onları seçtik . Ve kendilerini doğru yola ilettik “ . (En ‘ am 87 . ayet )

ذَلِكَ هُدَى اللّهِ يَهْدِي بِهِ مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ وَلَوْ أَشْرَكُواْ لَحَبِطَ عَنْهُم مَّا كَانُواْ يَعْمَلُونَ

“İşte bu Allah ‘ın doğru yoludur . Dilediği kullarına hidayet verir .Eger onlarda Allah ‘a şirk koşsalardı yaptıkları bütün iyilikler boşa giderdi “ . ( En ‘ am 88 . ayet )

 أُوْلَئِكَ الَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ فَإِن يَكْفُرْ بِهَا هَؤُلاء فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْمًا لَّيْسُواْ بِهَا بِكَافِرِينَ

“İşte onlar kendilerine Kitab ,Hikmet ve Nebilik verdiğimiz kimselerdir . Eğer bunlar onları  inkar ederlerse bunların yerine inkar etmeyen bir topluluk getiririz . “  ( En ‘ am 89 . ayet )

Yukarıda gördüğünüz gibi toplam olarak tam 18 tane Nebinin isimleri verildikten sonra babalarından , soylarından ve kardeşlerinden seçtik ve doğru yola ilettik buyuruluyor . Böylece ismi zikredilmeyen Nebi kalmamıs olmakla beraber Nebi kelimesinin manası  kendisine  “ Kitab verilmis kisi “ olduğu açıklanmıstır .

Geleneğin anlayışında herşeyin tam tersine 4 kişiye Kitab ve Hikmet verildiği kişiler şunlardır : Musa ‘ ya ( a.s ) Tevrat ‘ i , Davud ‘a  ( a.s) Zebur ‘u , İsa ‘ ya ( a.s ) İncil ‘ i ve Muhammed ( s.a.s ) ’ e Kur ‘ an-ı Kerim verilmiştir .

RASUL KAVRAMI :

مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَكِن رَّسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا

“ Muhammed sizin erkeklerinizden birinin babası değildir . Ama Allah ‘ın rasuludur ve nebilerin sonuncusudur “ . ( Ahzab 40 . ayet )

Yukarıdaki ayette nebilerin sonuncusu diyor fakat rasullerin sonuncusu demiyor . Buradan da anlasılıyor ki , nebilik H.z Muhammed ( s.a.s ) ile son bulmuş ama rasulluk kıyamet gününe kadar devam edecektir .

يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ وَإِن لَّمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُ وَاللّهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرِينَ

“ Ey Rasul ! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O’nun verdiği rasulluk görevini yerine getirmemiş olursun. Allah, seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmeyecektir ”. ( Maide 67 . ayet )

Bu Ayet-i Kerime ‘ de geçen “ Rabbinden sana indirileni tebliğ et “ ifadesi çok önemlidir . Ilk önce kendisine indirilen bir Kitab olacak , sonra O ‘ nu tebliğ edecek ki , Rasul olsun . ( Rasul = tebliğ eden )

Vahiy almayan ama sadece Nebi ‘ ye inzal olunan ayetleri tebliğ eden rasullerde vardır . Fakat ayetlerdeki , mürsel kelimesi insandan alıp insana götüren resuldur .

Konu ile ilgili ayetler şöyle :

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ

Nuh kavmi rasulleri yalanladı “ (Şuara 105 . ayet )

كَذَّبَتْ عَادٌ الْمُرْسَلِينَ

“ Ad kavmi resulleri yalanladı “ . (Şuara 123 . ayet )

Farklı diller konuşan insanların Kur’an’ı iyi öğrenerek kendi toplumlarına, onların diliyle tebliğ etmesi çok önemli bir görevdir.

Bu husus ile ilgili ayet ise şöyledir :

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا كَافَّةً لِّلنَّاسِ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

“ Seni , başka değil , insanlara müjdeleyici ve uyarıcı rasul olarak gönderdik . Ama insanların çoğu bunu bilmez “ .
( Rasul = tebliğ eden )

İnsanlar kıyamete kadar devam edecek olan hayatlarında Hak Din İslam ‘ a girdikten sonra Kur ‘ an-ı iyi öğrenip dilini bildiği toplumlara Allah ‘ın ayetlerine hiçbir ilave etmeksizin anlatarak tebliğ ederse , işte o kişi rasulluk görevini yapmıştır . Bunu yapabilmesi için de kendisi ya bir Nebi ‘ye gidip ona indirilen ayetleri kendisinden yada kağıt üzerine yazılı olan Kitab ‘ tan ( mesela Kur’a ‘ an ) aynen ezberler ve olduğu gibi farklı dillere tercüme ederek anlatır . Ayetleri açıklama konusuna gelince ise muhkem ve müteşabih ayetleri okuyup gerisine karışmaz . ( Hud 1 . ve 2 . ayetlere b.k.z )

Kendisine nebilik verilenler ise aynı zamanda rasuldurler . Çünki kendilerine gelen ayetleri olduğu gibi yayarlar . Böylece hem Nebi hem Rasul olarak görev yapmış olurlar .

İşte Allahu Teala ( c.c ) ayetlerini böyle açıklar . Bir ayetin açıklaması ya aynı

 surede yada başka surelerdedir .

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Şubat 2013
P S Ç P C C P
    Mar »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728  
%d blogcu bunu beğendi: