Reenkarnasyon-H.z İsa (a.s)-Teslis ve Tevhid Karşılaştırması

Teslis inancı ve tanrının bedenleşmiş hali:

Hristiyan teolojisine göre H.z İsa (a.s) tanrının bedenleşmiş halidir. Yani baba-kutsal ruh-babanın oğlu olarak bilinen teslis inancı tanrının 3 ayrı parçadan olusmuş şeklidir. Daha sonra bu 3 parça bir şekilde H.z Meryem’ in ana rahmine girme sonrası haşa yaratıcıya hamile kalarak dünyaya bir çocuk getirmiş ve buna hristiyanlar H.z İsa adını vermişlerdir. İşte bu yüzden hristiyanlar kendi inançları gereği bu ismi kendi çocuklarına veremezler. Çünkü bu isim tanrının isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Hristiyanların ellerindeki 4 incilde yer alan bu reenkarnazyon inancı, yani tanrının insan şekline bürünmesi şöyle anlatılmaktadır:

“Tanrı yeryüzüne varmak istedi. Musa’ nın soyundan gelen iffetli ve mübarek olan Meryem’ i seçti. Tanrı insan kanını aldı ve  çocuklar gibi dünyaya geldi”.” Tanrı ve İsa aynı kişidir”.” Tanrı artık yeryüzünde”.

Kur’an-ı Kerim’ de ise Allah (c.c) kendisini şöyle tanıtıyor:

Eûzibillahimineşşeytanirracim

(Taşlanmış şeytandan Allah’ a sığınırım)

Bismillahirrahmanirrahim

(İyiliği sonsuz ikramı bol olan Allah‘ ın adıyla)

  اللّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

“Allah ki,  kendisinden başka ilah yoktur. Diridir ve varlığı kendindendir. O’ nu ne bir dalgınlık ve ne de bir uyuklama tutar. Gökyüzünde ve yeryüzünde ne varsa O’ nundur. Allah katında kendisinin izni olmadan şefaat edecek olanda kim miş ? O kullarının arkalarında ve önlerinde ne varsa hepsini bilir. Onlar Allah’ ın  ilminden ancak O’ nun belirlediği kadarını bilebilirler. O’ nun hakimiyeti gökleri ve yerleri kuşatmıştır. Gökleri ve yerleri gözetmek O’ na hiç ağır gelmez. O Yücedir ve Büyüktür”. (Bakara 255. Ayet)

Eûzibillahimineşşeytanirracim

(Taşlanmış şeytandan Allah’ a sığınırım)

Bismillahirrahmanirrahim

(İyiliği sonsuz ikramı bol olan Allah‘ ın adıyla)

İHLAS SURESİ VE MEÂLİ

قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ

اللَّهُ الصَّمَدُ

لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ

وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ

1)De ki, ilâhınız tek olan Allah’ tır.

2)Bütün varlıklar O’ na muhtaçtır.

3)Kimsenin babası ve çocuğu değildir.

4)Hiçbir şey O’ na denk değildir.

Yukarıda geçen sureler için detaylı bilgi edinmek isteyenler “Ayetel Kursi Meali ve Sirk”  ve “Tevhid Inancı” adlı yazılarıma bakabilirler.

H.z İsa (a.s)’ mın gösterdiği mucizeler ve vahiy:

Hristiyanların bu inanç açısına göre H.z İsa’ nın gösterdigi bütün mucizeler kendisinin Nebi-Rasul değilde haşa bir yaratıcı olduğunu ispatlaması için di. Aynı zamanda kendisinin telaffuz ettiği her cümle bir ayet olarak kabul edilmektedir. Fakat kendisi hiç bir zaman vahiy almamıştır. Çünkü kendisi tanrının bedenleşmiş halidir. Böylece H.z İsa’ nın her telaffuz ettiği cümleler ayet olarak kabul görüldüğünde ve bu ayetleri işiten herkes ister istemez Nebi-Rasul olmuş oluyor. Kısacası her işiten insan ondan vahiy almış oluyor.

Kur’an- ı Kerim’ de İsa (a.s)’ a verilen Kitab ve Hikmet:

قَالَ إِنِّي عَبْدُ اللَّهِ آتَانِيَ الْكِتَابَ وَجَعَلَنِي نَبِيًّا

“De ki, ben Allah’ ın kuluyum. Bana Kitap verdi ve beni Nebi kıldı”. (Meryem 30. Ayet)

Yeni doğan günahkar bebekler:

Hristiyanlar kendi inaçları gereği yeni doğan çocuklarını kilisede  vaftiz işlemi yaptırırlar. Çünkü yeni doğan her çocuk H.z Adem’ in ve H.z Havva’ nın kendilerine yasaklanan ağaçtan yiyerek yasağı çiğnedikleri için günahkar sayılırlar. İşte bu yüzden vaftiz yapıldıktan sonra bu günahtan temizlenmiş oluyorlar.

Tanrının bedenleşmiş halinin aynı günaha ortak olması:

Sahip oldukları incillerde H.z Isa (a.s)’ min H.z Yahya (a.s) tarafından vaftiz edildiğini görürüz. İşin ilginç yani ise tanrının bedenleşmiş şekli bu günaha ortak görülmesi ve bu günahtan temizlenmesi için kendisine vaftiz işlemi yapılmasıdır. Böyle bir şeyi insanın aklı ve mantığı kabul etmesi mümkün değildir.

H.z İsa (a.s) kendisini havarilere tanıtması ve çelişkiler:

H.z İsa (a.s) mevcut incillerde kendisini tanıtırken şu ifadeleri kullanıyor:

H.z İsa havarilere dedi ki: “Bende sizin gibi bir insanım. Fakat aramızdaki tek fark benim Allah’ın elçisi olmamdır”.

Bu cümlenin bir benzeri Kur’an’ da şöyle geçer:

وَإِذْ أَوْحَيْتُ إِلَى الْحَوَارِيِّينَ أَنْ آمِنُواْ بِي وَبِرَسُولِي قَالُوَاْ آمَنَّا وَاشْهَدْ بِأَنَّنَا مُسْلِمُونَ

“Hani bir de vahiy yoluyla, “Bana ve Rasulume iman edin” diye havarilere emretmistim. Onlar da “İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol demişlerdi”. (Maide 111. Ayet)

H.z İsa (a.s) kendisininde bir insan ve Allah’ın elçisi olduğunu söylemesi; aynı zamanda tanrının bedenleşmiş şekli olması kabul edilebilir değildir. Ben bu konuyu İtalya’ da yaşayan bazı kişilerle ve papazlarla konuştum, tartıştım ve sorular yönelttim. Neticede herhangi olumlu bir cevap alamadım. Çünkü kendileride bu sorunun cevabını tam olarak  bilmiyorlar.

Kur’an’ da Allah (c.c) Nebi-Rasulu olan H.z İsa (a.s)’ ı şöyle tanıtıyor:

Allah (cc.) şöyle buyurmuştu; “Ey Meryem oğlu İsa! Senin ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla. Seni Ruhul Kudüs ile desteklemiştim de beşikte iken de yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab’ ı, Hikmet’ i, Tevrat’ ı ve İncil’ i öğretmiştim. Ben’ im iznimle nemli topraktan kuş şeklinde heykel yapmıştın, sonra onun içine üflemiştin, böylece Ben’ im iznimle bir kuş olmuştu. Ve, doğuştan kör olanı ve alaca tenliyi yine Ben’ im iznimle iyileştiriyordun. Ben’ im iznimle ölüleri çıkartıyordun. Ve onlara apaçık belgeler getirdiğin zaman İsrailoğullarının saldırısını senden savmıştım. O zaman onlardan kafir olanlar; “Bu ancak, sadece apaçık bir sihirdir demişlerdi”. (Maide 110. Ayet)

H.z İsa (a.s) ve kendisine iman edenlerin orucu:

İsa dedi ki: “Rabbim bana 40 gün ve size ise 30 gün oruç tutmayı farz kıldı”.

Anlaşılan müslümanlara farz kılınan Ramazan orucu; onlarada farz kılınmış. Hatta bugün bu 30 günlük orucu yahudi milletide gizli olarak müslümanların tutmaya başladığı gün başlarlar. Ku’ran-ı Kerim’ de diğer milletlere farz kılınan oruçtan bahseden ayet şöyle:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

 “Ey iman edenler ! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi sizin üzerinize de farz kılındı.Umulur ki, korunursunuz.” (Bakara 183. Ayet)

İncillere göre H.z İsa (a.s)’ ın çarmıha gerilmesi ve tanrının bedenleşmiş hali olmasına rağmen; tanrıya isyan etmesi ve çelişkiler:

Hepimizin bildiğine göre H.z  İsa (a.s) mevcut incillerin tamamına göre cumartesi günü ikindi vakti çarmıha gerilmiş ve öldürülmüştür. Çarmiha gerilmesinden bir müddet sonra H.z İsa (a.s)’ in ibranice konuşarak şoyle dediği rivayet edilir: “Eli eli melo spaktanami”; yani “Rabbim Rabbim beni neden yalnız bıraktın”. Her şeyden once Allah (c.c) hiç bir zaman insan şekline girerek yeryüzüne gelmeye ihtiyaç duymaz. Hritiyanların onu hem tanrının bedenleşmiş hali olduğuna hem bir yaratıcıya seslenerek isyan etmesine iman etmeleri gerçekten kabul edilebilecek bir yanı yoktur. Böyle bile olsa monateist olmaktan çıkar politeist olurlar. Monateist tek bir Allah inancına sahip olmak ve politeist ise bir den fazla yaratıcıya inanmak demektir.

Ayrıca onlara gore H.z İsa (a.s) hem tanrının bedenleşmiş hali olacak hem çarmıha gerilmesinden dolayı tanrıya isyan edecek. Bu boyle kabul görüldüğünde haşa yaratıcı sayısı 3 olur (Tanrı ve tanrının bedenleşmiş hali ve kutsal ruh).

H.z İsa (a.s)’ ın çarmıha gerildikten 2 gun sonra dirilmesi ve şahsi manevi olarak göklere çıkması ve geri döneceğine dair bilgi vermesi:

Hristiyanlar Hz İsa (a.)’ ın çarmıha gerilmesinden sonra bir pazartesi günü sabah vaktinde dirilip ve kendisine iman edenlere göründüğüne inanırlar. Kendisine iman edenlerle beraber sohbet ettikten sonra gökyzünüden iki melek gelip H.z Isa (a.s)’ ın iki omuzundan tutup yeryüzünden alıp götürürler.

H.z İsa (a.s) gökyüzüne yükselirken kendisine iman edenlere soyle dediği rivayet edilir: “Beni bugün gökyüzüne nasıl çıkarken gördünüz ise yeryüzüne geri dönerken yine göreceksiniz”.

Kur’an-ı Kerim’ de Allah (c.c) bize H.z İsa (a.s )’ ın ölümü hakkında şöyle buyuruyor:

إِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسَى إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذِينَ كَفَرُواْ وَجَاعِلُ الَّذِينَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذِينَ كَفَرُواْ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ ثُمَّ إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأَحْكُمُ بَيْنَكُمْ فِيمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

“Hani Allah şöyle buyurmuştu: “Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkâr edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim”. (İmran 55. Ayet)

وَقَوْلِهِمْ إِنَّا قَتَلْنَا الْمَسِيحَ عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ رَسُولَ اللّهِ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلَكِن شُبِّهَ لَهُمْ وَإِنَّ الَّذِينَ اخْتَلَفُواْ فِيهِ لَفِي شَكٍّ مِّنْهُ مَا لَهُم بِهِ مِنْ عِلْمٍ إِلاَّ اتِّبَاعَ الظَّنِّ وَمَا قَتَلُوهُ يَقِينًا

Ve onlar iftira attılar: “Biz Allah’ ın rasulu Meryem oğlu İsa’ yı öldürdük. Onlar onu ne astılar ne de öldürdüler. Fakat onlara onun bir benzeri gösterildi. Muhakkak onlar onun hakkında ihtilaf ettiler. Onlar onun hakkında zanna uyarak şüpheye düstüler. Kesinlikle onu öldürmediler”.  (Nisa 157. ayet)

Allah (c.c) H.z İsa (a.s) hakkında şöyle uyarıyor:

لَقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَالُواْ إِنَّ اللّهَ هُوَ الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ وَقَالَ الْمَسِيحُ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ اعْبُدُواْ اللّهَ رَبِّي وَرَبَّكُمْ إِنَّهُ مَن يُشْرِكْ بِاللّهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللّهُ عَلَيهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوَاهُ النَّارُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ

“Allah, Meryemoğlu Mesih diyenler kesinlikle kafir olmuşlardır. Oysa Mesih demişti ki: “Ey israiloğulları, benim ve sizin Rabbiniz olan Allah’ a kulluk ediniz. Kim Allah’ a ortak koşarsa Allah ona cenneti kesinlikle haram etmiştir, onun varacağı yer cehennemdir, zalimlerin hiçbir yardım edeni yoktur”. (Maide 72. Ayet)

لَّقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَالُواْ إِنَّ اللّهَ ثَالِثُ ثَلاَثَةٍ وَمَا مِنْ إِلَهٍ إِلاَّ إِلَهٌ وَاحِدٌ وَإِن لَّمْ يَنتَهُواْ عَمَّا يَقُولُونَ لَيَمَسَّنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ مِنْهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

“Allah üçün üçünsüdür diyenler kesinlikle kafir olmuşlardır. Tek olan Allah’ tan başkaİlah yoktur. Eğer onlar bu dediklerinden vazgeçmezlerse onlara mutlaka elim verici azap dokunacaktır”. (Maide 73. Ayet)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Haziran 2013
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« May    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: